Sık Yaşanan Asansör Kazaları

ömür yilmaz | 13:16 | 0 yorum

Dikey binaların artmasıyla asansör hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Asansörlerden maksimum verim ve minimum risk verimi için, uygun montaj ve bakım şartlarının yerine getirilmiş olması kaçınılmazdır. Aksi halde asansör kazaları ile sık karşılaşmak mümkündür. Asansör kazaları üniversitelerde kıymetli akademisyenler tarafından akademik çalışma altında incelenmiş ve aşağıda paylaştığımız dikkat çekici bilgiler paylaşılmıştır.

Asansör Kazaları Hakkında Akademik Bilgilendirmeler

Prof. Dr. C. Erdem Irmak (İTÜ)

Asansörlerde yaşanan ve insan yaşamıyla ödenen kazaların belli başlıları, ara katta kalan asansörden kurtulamaya çalışırken düşüp ölme veya kabin kat hizasında olmadığı halde kapının açılarak asansör boşluğuna düşülmesi ve nadiren de olsa paraşüt sistemi olmayan asansörlerin düşmesidir.
Kazalardan sonra yapılan keşif ve inceleme sonunda aşağıdaki maddelerin kısmen veya tamamen olmadığı görülür.
Genel tespitlerde, asansör mekanik ve elektrik tesisat projelerinin olmadığı veya mevcut asansörle ilgili olmadığı Işletme Ruhsatı’nın olmadığı, periyodik bakım sözleşmesi olmadığı, varsa bile bakım defteri tutulmadığı, halat bağlama kelepçelerinin uygun şartta olmadığı, halat uçlarının çözülmesine karşı tedbir alınmadığı, tamponların TS standartlarına uygun olmadığı veya hiç bulunmadığı, katlarda ve kabin içinde KULLANMA TALİMATLARI’nın bulunmadığı, kat hizalamalarında problemler bulunduğu, asansör kuyusunun temiz olmadığı, makina dairesinin de temizliğinin yapılmadığı, bazılarında ise kabin içinde ALARM düğmesi ve diyafon sisteminin çalışmadığı, hız regülatörünün ve sınır emniyet kesicisinin mevcut durumu ile çalışmadığı, paraşüt sisteminin olmadığı veya çalışmadığı, ray bağlantılarının uygun olmadığı görülmüştür.
Ayrıca kabin kapı olmayan ve kat kapıları çarpma kapı şeklinde olan asansörlerde ölümcül kazaların meydana geldiği ve genellikle ara katta kalan kabinlerden kurtulmayı çalışma esnasında kazaların olduğu görülmüştür. Bütün bu sayılanlar ve incelemeler sonunda asansörlerin ne Asansör Yönetmeliği, ne de ilgili TSE standartları dikkate alınmadan monte edildiği ve genellikle kazaya karışan asansörleri yapan kişi ve şirketlerin asansör firması kimliğinden uzak oldukları ve konunun uzmanı mühendislerinin bulunmadığı tespit edilir. Bunun dışında pek çok asansörün işletme ruhsatı alınmadan çalıştırıldığı, pek azının periyodik bakım sözleşmesi bulunduğu, bakım sözleşmesi olanların ise bakım defteri ve bakım raporlarının düzenli tutulmadığı, kısacası nasıl bakım yapıldığının belli olmadığı anlaşılıyor. Bir diğer önemli eksik ise yıllık kontrollerin kazaya karışan veya karışmak üzere olan asansörlerde hiç yapılmamış olmasıdır. Bu kazalar nasıl önlenir? Bu sorunun klasik yanıtı eğitim. Ancak kanımca esas yolu bina sahibi ve kullanıcılara gerekli bilgilendirmelerin, tanıtımların ve gerekirse medya ortamı kullanılarak genel bir bilinç kazandırılmasıyla olacaktır.
Kaza habersiz seyahat dileğiyle.

Yrd. Doç. Dr. Zeki KIRAL (Dokuz Eylül Üniversitesi)
Ulaşım araçları günlük hayatımızda sıkça, sürücü veya yolcu olarak kullandığımız araçlardır. Gün içerisinde bazen ulaşım araçlarının karıştığı kazalara tanık oluruz. Bu kazalar göz önündedir ve çoğu zaman medya için haber kaynağı teşkil eder ve sürekli olarak ülke gündemindedir. Asansörler de günlük hayatımızda diğer ulaşım araçları kadar önemli bir yere sahiptirler. Bununla birlikte asansörler ile ilgili yaşanan problemler, öncelikli olarak yerel kullanıcılarını etkilediği için çoğu zaman gündemde değildir. Konu, ancak üzücü sonuçları olan asansör kazaları ile gündemimize taşınır ve tartışılır.
Asansör kazalarının oluşumundaki temel etkenler kullanım ve projelendirme ile ilgili hatalardır. Halihazırda konutlarda ve iş yerlerinde kullanılan asansörlerin önemli bir kısmının eski teknolojiye sahip olması, güvenli kullanım bilincinin yeterince oluşmamış olması ve asansörlerin ilgili yönetmeliklerle belirlenmiş şartlarda işletmede tutulamaması, arzu edilmeyen, üzücü asansör kazalarına sebep olmaktadır.
Mevcut konutlardaki eski üretim asansörlerdeki yenileme veya teknolojik iyileştirmeler önemli miktarlarda mali kaynak gerektirmektedir. Üretim ile ilgili problemler, CE belgelendirmesi ile birlikte mümkün olan en düşük seviyelere indirilebilir. Bununla birlikte projelendirme ve uygulama aşamasında da aynı özenin sürekli olarak gösterilmesi gerekmektedir. Güvenli asansör kullanımı bilincini oluşturmak için, öncelikle ilköğretim öğrencilerine yönelik uygulamalı eğitim faaliyetlerini içeren projeler ilgili kurumların katkısı ile geliştirilmelidir. Dilimizde kaza kelimesini içeren çeşitli deyimler mevcuttur.
“Kaza geliyorum demez”, “Görünmez kaza” vb. Birçok mekanik ve elektronik parçadan oluşan elektromekanik bir sistem olan asansörlerde, uygun projelendirme, projelerin sağlıklı uygulanması, işletme süresince gerekli bakım ve onarım çalışmalarının zamanında ve özenli yapılması, toplumda asansör emniyeti ve güvenli kullanım bilincinin yerleştirilmesi, “geliyorum” diyen fakat duyulmayan asansör kazalarının işitilmesini, görünmez olarak nitelendirilenlerinin de aslında öngörülebilir ve önlenebilir olmasını sağlayacaktır.

Prf. Dr. H. Tarık DURU (Kocaeli Üniversitesi)
Asansör sistemleri modern yaşamın vazgeçilmez bir unsurudur. Güvenlik sözkonusu olduğunda da her an canımızı ve malımızı emanet ettiğimiz bir taşıma aracı olarak en az diğer taşıtlar kadar önemli bir taşıma sistemidir.
Asansör güvenliği denildiğinde zincirin ilk halkası asansör sisteminin yerleştirileceği yapının inşaat mühendisliği ve mimari açıdan uygunluğu ve kusursuz bir montaj için oluşturduğu alt yapıdır. Daha sonra sistemi oluşturan elektriksel ve mekanik komponentlerin her birinin norm ve standartlara uyumu ve kusursuz bir montaj gelmektedir. Bu önkoşullar öncelikle bir asansör sisteminin normal şartlarda güvenilir bir sistem olarak devreye alınmasını ve geçerli tüm direktiflerin bu sistem için sağlandığını garanti edecektir.
İşletmeye alınan bir asansör sistemi için ikinci önemli faktör, sistemin tasarlandığı çalışma koşullarında ve doğru olarak kullanılmasıdır. Burada özellikle kuyu ve makine dairesinin rutubet, sıcaklık ve yıpratıcı diğer faktörler açısından asansör sistemi için oluşturduğu ortam önem kazanmaktadır.
İlk kurulum esnasında mükemmel koşullar sağlansa bile işletme sürecinde yukarıdaki faktörlerin değişebileceği unutulmamalıdır. Makine dairesi yağışlı havalarda su alan veya yaz aylarında aşırı sıcaklıklara maruz kalan bir sistemin güvenli çalışmasından bahsetmek olanaksızdır. Güvenlik açısından son ve en önemli husus asansör sisteminin doğru kullanımıdır.
Burada da bir çok diğer konuda olduğu gibi egitim ve kurallara uyma faktörü ön plana çıkmaktadır. Özellikle aşırı yükleme, öngörülenden yüksek trafik yoğunluğu gibi bilinçsiz kullanımın hem komponentlerin erken yaşlanmasına hem de güvenirliğin azalmasına neden olacağı açıktır. Bu açıdan özellikle okullarda öğrencilere yönelik eğitimlerin ve bina yöneticilerine yönelik eğitimin son derece önemli olduğu söylenebilir.
Sonuç olarak bir asansör sisteminin güvenliği açısından projendirme, işletmeye alma,kullanma ve periyodik bakım aşamalarının herbirine en üst düzeyde önem verilmesi, tüm direktiflerin eksiksiz uygulanması ve en önemlisi konu ile ilgili tüm kişi kurum ve kuruluşların yeterli bir eğitim sürecinden geçirilerek bilinçlendirilmesi gereklidir.

Kategori: , , ,

www.tesisisletimi.com :
Bina yönetimi başka bir deyişle tesis işletimi hakkında güncel bilgiler ve haberlere ulaşabileceğiniz Türkiyenin ilk ve tek blog platformudur! Burada mevzuattan, idari işlere, enerji yönetiminden, güvenlik hizmetlerine kadar tüm konuları takip edebilirsiniz

0 yorum

Teşekkürler.